Zahmet Buyurdunuz Ya Resülallah!

Şiddetli bir savaş sırasında, bir Osmanlı subayı vurdu, ağır yaralı, kanlar içinde yere atıldı. Onunla bir kaç asker vardır, hayatta kalan son anları yaraları kanayan kızardı. Aniden:

Beni yukarı kaldırın, diyor.

Bu son diliyorum sevgili komutanı şehidlikle şereflenmiş Askerler, mecalsiz vücudunun kollarına meşgul ve yukarı kaldırma. Fulfill

Şehit Blessed, şehadet-i sonra boğuk bir ses, sözcük, ve yapar:

– Allah’ın buyurdunuz Ya Resulallah Bother! onun son nefesini verir. (1)

Yanıt değilse, vahşi düşmanı kendisi Hz.Allah ‘tır!
Bir çocuk İsmail Türbesi Fakirullah (ks) gibi Erzurum büyük veli (ks) İbrahim Hakkı Hazretlerinin teslim edilir. Bir terbiye devresi çocukluk Fakirullah Hazretleri’ne İbrahim Hakkı çeşme gider bir test eline hazretleri, bir gün, oradan bir at dolum önemli bir katkı almak için iyi:

-Çekil yolumdan bana çocuk olalım! İbrahim Hakkı Majesteleri azarlayarak atını çeşme alır. O sürahi çekilmeye uğraşırken atını kenara adam aldı mahmuzlu, bir köşeye sıkıştırır. Sol testis Hazret İbrahim Hakkı kendisini kurtarmak zorunda kalır … Bu arada, Kopma sürahi üzerine basın. Ağlayan hocasının varlığıdır ve şöyle dedi:

Tek atlı, atını götürdü ise, çeşmeden su yakalamak. Umutsuzca kendimi tepeletip kurtarmaya çalışırken benim test kırdı! diyor. Öğretmen sorar:

-Test-kırma atlı sana bir şey mi dedi?

-Hayır, diyor, bir şey söylemedi.

Hızlı-git ve adam birkaç kelime söylemek, diyor.

Hazret-i İbrahim Hakkı gider, çeşmenin başında atını üzerine gelmeye başladı adamın yanında tımar bekler. Ancak, bozuk görgülü bir tür:

-Benim test zalim adam niye kırdın? diyemeyiz.

Öğretmen hazretleri Fakirullah gitmek sorduğunda:

-Olabilir Ona bir şey söyledin mi?

-Ben dönüş kaynağı olabilir zamanlarda ağır bir tür olduğunu değil, anlamına geliyordu, efendim anlayamadı! Öğretmen bağırır:

Gidip o adamı olsun,-Sana söylüyorum şey çabuk, bana cevap demek! Veya sonu felâket! ..

Hazret-i İbrahim Hakkı koşmak, çeşme başına sabit bir gelir olarak bu sefer. O kavanozu bir bakış adam kırdı, onun atı, çiftelerle çeşmeli havuz yuvarlanır attı ölü yatıyor! Çalışan Comes, hocası o kader hazretlerine Fakirullah İsmail eğilim söyler. Üzgün ol o hocasına:

-Ne yazık! Bir sürahi bir adam! Üzgünüm, aslında ben! diyor. Bir şey anlamıyor demek huzuruna çıkan, büyük anne şöyle açıklanabilir: ‘O atlı adam, İbrahim Hakkı’ya zulmetti. Allah’a temsilci, zalimlerin acı karşısında tek bir kelime alamadım. Yüce Allah musluk çabalarında zalimleri cezalandırmak. İbrahim’in kendi haklarının zulme karşılık verirsen, o ödeşeceklerdi şey söyledi. Ama İbrahim tamamen masumdu. Ve ben ödeştirmek çalışıyordum, ne yazık ki, başarılı olmamıştır! ‘

Etiketler :